|
|
 |
 |
| |
|
|
|
|
|
|
 |
Hamam Böceği
Hamam böceklerinin hızlı üremeleri, ortalığı
kirletmeleri, kötü kokuları ve en azından potansiyel
hastalık(Dizanteri, gıda zehirlenmeleri, Verem,
Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni, Hepatit, Mantar
hastalıkları, Astım, allerjik reaksiyon) taşıyıcıları
oldukları için bir çok böcek kalıcı ilaçlara maruz
tutuldukları halde bunların bir kısmına adapte olmayı
başarmışlardır.Bağışıklık geliştirebilmişlerdir.Kanları
beyazdır.Hamam böceklerinin bazı türleri kanatlıdır,
fakat uçmaktan ziyade yürümeyi tercih ederler.Dünyanın
en büyük hamamböcegi Güney Amerika'da yaşar ve yaklaşık
15 cm uzunluğunda olup iki kanat arasi uzunluğu da 30 cm
civarındadır. |
|
|
|
Hamam böcekleri çok pistirler ve her
şeyi yerler. Her pisliği, mikrobu taşır ve
bulaştırırlar. Gıda, su ve sıcağa ihtiyaçları oldukları
için insanların oldukları yerlerde yaşarlar.Hamam
böcekleri Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve
banyolardır. Genelde bütün zamanını yuvalarında, delik
ve çatlaklarda saklanarak geçirirler, karanlığı sever ve
geceleri aktiftirler, çok dayanıklıdırlar, bilinçsiz
yapılan amatör mücadelelerde ilaçlara çok çabuk direnç
kazanırlar.
Hamam böcekleri Bütün Insanların ve diger canlıların
yediği ve yemediği her şeyi yerler, kağıda kadar.Genelde
toplu koloniler halinde yaşarlar, 15 ay kadar ömürleri
vardır.Nemli, sıcak ve pis yerleri severler
kanalizasyon, kazan dairesi, depo, bodrum, toprak altı
galerileri ambalaj içleri gibi yerleri istila ederler.Hamamböcegi
Genelde endüstriyel isletmelerde çok görünürler.Yılda
8-10 defa yumurtlarlar.Antenleri çok küçük miktarlardaki
nem ve yiyeceği tespit edebilir.Karınlarının arka
tarafından uzanan duyargaları çok hafif hava akımlarına
bile duyarlıdır; öyle ki, potansiyel bir tehlikeden
saniyenin binde 54'ü gibi bir zamanda kaçmaya
baslayabilirler.Hamam böcekleri Dizanteri, gıda
zehirlenmeleri, Verem, Gastroenteritis, Antrax, Pnomoni,
Hepatit, Mantar hastalıkları, Astım, alerjik reaksiyon
gibi çeşitli hastalık mikroplarını taşır ve
bulaştırırlar.
Hamam böcekleri Sayiları itibariyle ekosistemin önemli
bir parçası olan bu böcekler, bagırsaklarındaki protozoa
ve bakteriler yüzünden hemcinsleri de dahil olmak üzere
bir çok şeyi yiyebilirler. Bu sebeple de ormanlardaki
çer-çöp ve diğer hayvanların artıklarının yeniden
tabiata dönmelerini hızlandırırlar. Bu arada kendileri
de bir çok hayvana, hatta bazen insanlara yiyecek
olurlar.Evlerde,ve dısarıda yasayan Hamamböceklerinin
hastalık vektörleri olduğu kanıtlanmıştır.Isırmadıkları
ve sokmadıkları için bakımları kolay, kullanımları
güvenli ideal laboratuar hayvanıdırlar.
Hamam böcekleri Iskeletleri vücutlarının
dışındadır.Yılda birkaç defa iskelet, yani kabuk
değistirirler. Kabugunu yeni değiştirmiş bir
hamamböceğinin rengi beyaz, göz kısmı siyahtır. Kabuk 8
saat sonra normal rengini kazanır.Bazi türlerde dişiler
sadece bir defa çiftleşir ve bu onlara ömürleri boyunca
yeter.Kafası kopmuş bir hamamböceği 1 hafta daha
yaşayabilir. Sonuçta ağzı olmadığından su içemediği için
susuzluktan ölür.Yüzebilirler, ama ağız veya burunları
ile değil de yanlarından nefes aldıkları için su
yüzeyine dogru yüzerken çok zorlanırlar.Saatte 4.800 m
kadar koşabilirler, maraton rekoru olmasa da boylarına
göre çok çok iyi koştukları bilinmektedir..
6 ayakları vardir. Bir çoğunda 18 eklem bulunur.40
dakika boyunca nefeslerini tutabilirler.Hayatlarının %
75 ini dinlenerek geçirirler, bu günde 18 saat demek
olur ki, bayağı tembel oldukları anlamına geliyor.Dünya
üzerindeki türlerinin sayısı 5000 civarındadır.Hamam
böcekleri Yaklaşık 320 milyon yıl önce, karbonifer çağda
ortaya çıkmışlardır ve bu güne kadar görünüşleri çok az
değişmiştir.Ağızları sağa-sola dogru hareket
eder.Yiyeceksiz 1 ay, ancak susuz 1 hafta
yasayabilirler.Kalbi basitçe valfli bir tüpten
ibarettir. Tüp kanı ileri ve geri pompalayabilir. Kalp
böcege hiçbir zarar vermeden durabilir de.Yavru
hamamböcekleri milimetrenin yarısı kadar bir deliğe
sığabilir.Yetişkin erkekler 1.5 mm, hamile dişiler de
4,5 mm büyüklüğündeki aralıklara sığabilirler.Dünya
üzerinde her yerde bulunurlar. Türlerinin çoğu
tropiklerde yaşar, ancak Kuzey ve Güney Kutuplarında da
yaşayabilirler.-32 dereceye kadar dayanabilirler.Hamam
böcekleri Ayaklarındaki pençeleri sayesinde duvarlara
tırmanırlar.Koku alma duyuları o kadar gelişmiştir ki ev
halkını misafirlerden ayırt edebilirler.Dişiler feromon
denilen bir tür koku salgılayarak erkekleri davet
ederler.
Hamam böcekleri DICTYOPTERA familyasındandırlar yumurta
yöntemiyle çogalırlar .Içinde 35-40 yumurta bulunan
paketler yaparak her mevsim ürerler.Yumurtalarını
sırtlarında taşıyabilir ve dolaştıkları her yere
dökülebilir.Bir defada 200 yumurta üretebilirler. ve bir
yumurta paketinden 35-40 adet larva(yavru) meydana
gelmektedir. yumurtaları 18 gün'de yavru olarak
çıkar.çok hızlı ürerler.üredikleri ortamda koloniler
halinde yaşarlar,yılda 8-10 defa yumurtlarlar. Dişi
ergin hamam böcekleri öldükleri anda bile yumurtalarını
bırakırlar.Böcek yumurtaları herhangi bir ilaçlamayla
ölmemektedir.Bu nedenle ilk ilaçlamada mevcut böcekler
öldürüldükten sonra yumurtadan çıkabilecek olan yavrular
için 20 gün sonra ilaçlama mutlaka tekrarlanmalidir.Hamam
böcekleri Genellikle geceleri aktif olan bu böcekler
ışıga karşı hassastırlar.Bir Binada 10 kat birden bir
gecede dolaşabilirler. yaklaşık bir gecede 4,5 km yol
kat edebilirler. |
|
|
 |
KIRKAYAKLAR
krkayaklar Binalarda bodrumda, katlarda ve evlerin
balkonlarinda, bina dışarısında rutubetli yerlerde,
yaprak altı ve gübrelik yerlerde yaşarlar.Dış alanda
yaprak döküntüsü peyzaj alanları, çimenlikler, zemindeki
çeşitli malzemelerin altında; iç; alanda garajların ve
bodrumların rutubetli bölgelerinde yaşarlar.Barındığı ve
ürediği yerler tesbit edilip, ilaçlamak suretiyle yok
ediler. Binanın yakınındaki potansiyel üreme alanlarını
ve sığınaklarını en aza indirmek; bitki ve yığınları
binadan uzak tutmak; girişlerini önlemek yapının dış
alanındaki çatlak ve
|
|
|
|
|
delikleri kapatmak gereklidir. Bir bölgede sayıları çok
arttığında, göç etmelerini sağlamak için, dış alan ve
yarık çatlaklara birden fazla sayıda düzenli uygulama
yapılması gereklidir. Bu tür böceklerle mücadelede
öncelikle, Çözüm ilaçlama gibi profesyonel uygulayıcı
firmalar tarafından, böcekleri saklandıkları yerlerden
çıkarıcı ürünler daha sonra da kalıcı ve uzun etkili
ilaçlar ile uygulamaları yapılmalıdır.Kesin çözüm için
profesyonel firmaya müracaat etmek ,hem zaman kaybını,
hem de daha ekonomik olarak sorundan kurtulmanızı sağlar
kırkayaklar Islak bitkiler, yaprak döküntüleri gibi
yerlerde bulduklari ölü organik maddelerle beslenirler.
Kırkayakların her vücut segmentinde iki çift ayakları
olmasına karsılık, çıyanların bir çift ayakları olması
bu iki türün ayırt edilmesini sağlar. kırkayaklar Dış
alanlarda çok görülmelerine rağmen, iç alanlarda
kırkayağa pek rastlanmaz çünkü rutubetsiz ortamda kisa
sürede ölürler. Koşullar uygun olduğunda ve yeterli gıda
olduğunda, kırkayaklar binlerce sayıya ulaşabilirler.
Ortam koşullari değiştiğinde veya nüfusları çok
arttığında,birlikte göç etmeleriyle taninirlar. |
|
|
 |
Pire
Pire kendine orjin yapıları sayesinde hayvanların
tüyleri arasında kolayca hareket ederler. Evlerdeki
pireler en çok kedi ve köpeklerle tasınanlardır. Bir
defa alana girdiklerinde hızla çoğalırlar. Siyah
kahverenkli, 2 - 4 mm boyunda katlı yapılı altı bacaklı
olup vücudunda ve bacaklarında kılları bulunur. Pire
Sıçrayan yapıdadır, Toz ve kus, hayvan, insan, piresi
seklinde türleri vardır. çok çabuk popülasyon yaratır,
haftada 2,000 yavruya vardır. yumurtalarını toz, toprak
içine bırakır. Uygun ısıda 8 -10 |
|
|
|
günde pire olur, ısı yeterli değilse
80-90 güne kadar uzar. Yumurtlamak için kan emerler bu
sebeple canlıya ve insana hemen anında hücum ederler
canlı üstüne çıktığı için evlere kolay taşınır, geceleri
uyutmaz ısırır, ciltte noktacıklar halinde ısırık izleri
çamaşırda kahverengi pisliğinin lekeleri
gözlemlenebilir. En çok hayvanların dinlenme alanlarında
görülür ve ürerler. Tifüs ve Veba hastalığı
bulaştırırlar.
Dişi pire günde 18 yumurta bırakabilir. Bir köpek
üzerindeki 20 pire, günde 360 yani haftada 2000 yumurta
bırakabilirler. Uygulama yapıldıktan sonra hiç
görülmemeleri iki hafta alır. Bunu nedeni, pupa
pirelerin kimyasallardan etkilenmemeleri ve ancak
kozalarından çıktıktan sonra ölmeleridir. Uygulama
sonrası vakum yapılması, yetişkin pireleri kozalarından
çıkmaya zorladığından dolayı bu süreci hizlandirmaktadir. Pireler
hayvanlarin üzerinde yaşayan parazitlerdir. Yumurta
üretebilmek için de bu hayvanların kanlarını emerler.
Yumurtlama ve kan emme eylemlerini genelde hayvan
uyurken gerçeklestirirler.
Pire ürediği ortamı belirleyip ilaçlamak, kedi ve köpek
gibi hayvanları da ilaçlayıp temizlemek gerekir. İlaçlar
pupa döneminde etkili olmadığı için ilaçlamadan sonra 15
gün kadar ara sıra pire görülmemesi doğaldır. Daha sonra
onlarda kaybolur, bazen tekrar ilaçlama
gerekebilir. Kısmi ve ferdi mücadele başarılı olmaz .Dört
basamaklı ve her biri Çözüm gibi profesyonel bir firma
tarafından gerçekleştirilmesi daha doğru olacak bir
uygulama yöntemi ile mücadele edilir. |
|
|
|
 |
BİTLER
Bit memelilerin ve insanların vücudunda
kanlarını günde birkaç defa emerek yaşarlar. Bit
Erişkinler uzun süre gıdasız yaşayabilir. Baş,
vücut ve kasık biti şeklinde çeşidi vardır. Saç
ve çamaşırlara yumurtasını kuvvetlice
yapıştırır. Kasık biti kasık arasında deri içine
girip yerleşir. Yasanılan ortamdaki hertürlü esya
ile yayilirlar. Toplu yaşama alanları da kolay
bit yayılma yerleridir. |
|
|
|
Temizliğin yetersiz olduğu ortamlarda sıkça
görülür. Bitlerin ısırdığı yerlerde şiddetli
kaşıntı olur.Deri koyu esmerleşir, leke ve papuller oluşur. Bit
Buralarda bakteriler yerleşirse kaşıntı gibi
çesitli enjeksiyonlar oluşur. Tifus ve hummalar
gibi önemli hastalıkların da etkenidir.
Tüm çamaşırların yıkanması, insanın temizlenmesi
ve vücudunun ilaçlanması, Hayvanların
ilaçlanması ve temizlenmesi, Evdeki esyaların
komple ilaçlanması gerekir, Bu islemlerin hepsi
aynı günde tamamlanmalıdır, Yayılma durumunda
acilen profesyonel uygulama gerekir. |
|
|
|
 |
KARINCALAR
Kanatlı karınca kahverengi olup iki adet uzun
kanadı vardır.Yuvalarını su ve yiyecek
kaynaklarına yakın yaparlar ve rotaları da bu
eksendedir. Ev içinde görülenler genelde işçi
karıncaların yiyecek aramalarından kaynaklanır.
Süpürgelikler ile çatlaklarda, deliklerde, saksı
içlerinde yuvalanırlar. Koloniler halinde
yaşarlar. |
|
|
|
çeşitli enfeksiyonlara sebep
olurlar.
Karınca Yürüyüş rotalarını izleyip yuvaları
bulunmalı ve burada tedbir alınmalıdır.
Piyasadaki hazır pestisitler ve yemler
kullanılabilir fakat popülasyon tam olarak hedef
alınmadığı için başarı şansı azdır.ferdi
mücadele hem zaman hem de ekonomik kayba neden
olur. Profesyonel uygulayıcıya başvurulmalıdır. |
|
|
|
 |
ÖRÜMCEKLER
Örümcek Parazitlenmezler, hastalık
bulaştırmazlar, yagmacılıkla, böcekleri yiyerek
beslenirler. çok türleri vardır. Boyları türe
göre değişir. Bazıları insanda, sokarak
zehirlenme yapar. Genellikle boyun, el, yüz,
omuz ve kolundan sokarlar Örümcek Evlerin loş
karanlık ve nemli yerlerine yuvalanırlar.
Sokulan yerde yanma, ağrı başlar kaşınır ve
şişer, titreme bitkinlik oluşur. Nabız artması
ve soğuk terleme |
|
|
|
görülür ısırık yerinde bir
birine yakın iki nokta var ise örümcek düsünülebilir.
Örümcek ısırmalarnda Isırılan yer hızla emilir
gerekirse orası biraz kanatılır. Yaraya amonyak
sürülür ve doktora getirilir. Bina içine ve
ürediği yerlere kalıcı etkili ilaçlama yapılır. |
|
|
|
 |
TARANTULA
Tarantula Yuvalarının yakınından geçen diğer
böcek ve örümcekleri avlayarak beslenirler.
Tarantulalar pasif avcılardır. Yalnız geceleri
yuvaları dışında görülürler. Ancak yaz sonu ve
sonbaharda, erkek tarantulalar çiftleşecek dişi
bulabilmek için yuvalarından çok uzaklara
gidebilir ve rastlantı sonucu garaj, bodrum gibi
kapalı mekanlara girebilirler. Toprak içerisinde
veya yerdeki malzemelerin altında yuvalanırlar. |
|
|
|
Tarantulalar tehlikeli değillerdir ve yavaş
hareket ederler. Vücutları bir fırça veya sopa
yardımıyla yönlendirilip bir kutu içerisine
alınabilir ve evden uzak bir noktaya
bırakılabilirler. |
|
|
|
 |
GÜVE
Tarantula Önce kurtcuk,sonra Kelebek şekline
dönüşerek yumutlar, Bunlar insanlara zarar
vermez ama kişisel eşyalara, giysilere zarar
verirler. Güveler hayvan kılından yapılmıs her
türlü eşya üzerine yerleşirler ve yerler. (
yünlü, ipekli giysiler gibi)
Yaygın ortamlarda kesinlikle profesyonel bir
uygulamaya başvurmak ve ayrıca korunmak için
kişisel önlemler almak gerekir. Giysileri
kesinlikle |
|
|
|
tavan arası, merdiven altı
gibi yerlerde saklamayın.Temiz kutu içinde
saklayın ve tam kapalı tutun.Giysileri kullanma
talimatına uygun olarak saklayın.Kesin netice
için profesyonel uygulayıcılardan kimyasal
mücadele isteyiniz. |
|
|
|
 |
KENE
Kene kan emerek büyürler.Hayvanlarla insanlara
da yapışıp kan emerler. Dışarıya keneler
çimenlerde, çalılıklarda ve hayvan barınma
yerlerinde bulunurlar. Ev içinde bir dişi
herhangi bir yere yumurta bırakırsa bir kene
hafta içerisinde yüzlercesi oluşur.
Kene Birçok hayvan ve insan üzerinde yaşarlar.
Köpeklerde, yetişkinleri kulak ve ayaklarda
yaşarken, daha ufaklara sırt bölgesinde
rastlanır. Herhangi bir hayvan üzerinde
girdikleri evlerde hızla çoğalırlar ve üzerinde
beslenecek hayvan |
|
|
|
bulamazlarsa insanlara musallat olabilirler.
Hiçbir şey yemeden sekiz aya kadar
yasayabilirler.çeşitli hastalıklar ve bakteriler
taşıdıklarından, mücadele edilmeleri gerekir.
Kene Köpek ve diğer hayvanların bulunduğu, bitki
örtüsü yoğun olan yerlerde yaşarlar. üzerinde
bulundukları hayvanın kanıyla beslendikten
sonra, oradan ayrılarak kapı pencere kenarları
ve süpürgeliklerde barınırlar.Kenelerin evin
içinde ve dışında kontrolü zahmetlidir.
Mücadelenin tekrarlanmasi gerekebilir. Bunun
için profesyonel bir servise ihtiyaç duyulur.
Kısmi ve ferdi mücadele başarılı olmaz. İç ve
dış alanda kenelerle mücadele oldukça zordur.
Ancak birkaç uygulamadan sonra kontrol
edilebilirler. Kedi köpek türü ev hayvanlarının
veteriner kontrolünden geçirilmesi ve problemle
karşılaşıldiğında Çözüm ilaçlama gibi
profesyonel bir firmadan hizmet alınmasi
gereklidir. |
|
|
|
 |
KULAĞAKAÇAN
Kulağakaçan Evlerde yarık ve çatılarda saklanır
ve genellikle geceleri dolaşır. Bitki artıkları,
ölü hayvan ve böceklerin parçaları ile
beslenirler. Seri hareket ederler.uyku halinde
iken insanların burun,ağız ve kulak deliklerine
girme ihtimalleri vardır.Görüldükleri mekanda
ilaçlama yapılması gerekir. |
|
|
|
 |
SİVRİSİNEK
Sivrisinek Anofel ve Küleks olmak üzere iki ana gruba ayrılır ve
birçok türleri vardır. Temiz,sıcak, serin, kirli
her türlü su birikintilerinde ürerler,
Yumurtalarını su birikintilerine tek tek ve grup
halinde bırakırlar.Sivrisinek Kurtçuk döneminden
sonra uygun ısıda 8-9 günde ergin sinek haline
gelir. Dişileri yumurtlamak için canlı kanı
emmek zorundadır. Nemli ve loş ortamlarda
barınırlar. |
|
|
|
Geceleri faaliyet
gösterirler. Erkekleri meyve ve bitki özsuyu ile
beslenirler. En az 3 km uçarak ürediği yerin çok
geniş mesafelerine kadar yayılırlar ve
canlıların yaşadığı ortamda yoğunlaşırlar.
" Anofeller Sıtma hastalığını yaymada rol oynar.
Ayrica Nil hummasi,Fil hastalığı, sarı humma,
Beyin iltihabı gibi hastalık yayılmasında da
önemli rolleri vardır."Durgun su birikintilerini
yok etmek.Her türlü birikinti suya, kanala,
foseptige, havuza ve göle belli periyotlarla
larvasit (larva öldüren ve üremeyi durduran)
atmak en etkili yöntemdir.
Sivrisinek Uçkun mücadelesinde ise Termal Fog,
ULV, Soğuk sisleme veya rezidüel (kalıcı)
uygulama metotlar ortama göre uygun ekipmanlarla
yapılır. Geniş alanlarda iyi bir araştırma ve
planlama yapmak gerekir. Bu sebeple bu konuda
tecrübeli, profesyonel uygulayıcı gerekir. |
|
|
|
 |
TERMİTLER
Termitler karincalara benzer canlılar olsa da
aslında onlardan çok farklı özelliklere ve
yeteneklere sahiplerdir.
Termitlerin Yürüyüs rotalarını izleyip yuvaları
bulunmalı ve burada tedbir alınmalıdır.
Piyasadaki hazir pestisitler ve yemler
kullanılabilir fakat popülasyon tam olarak hedef
alınmadığı için başarı şansı azdır.ferdi |
|
|
|
mücadele hem zaman hem de ekonomik kayba neden
olur. Profesyonel uygulayıcıya başvurulmalıdır. |
|
|
|
 |
ÇEKİRGELER
Çekirgeler Dış alanlarda yaşarlar.İç alanlara
yiyecek, nem ve sığınma amaçlı girerler.
Yetişkinleri kuvvetli ışık tarafından çekilir ve
uçabilme özellikleriyle, özellikle yaz aylarında
camlardan girebilirler. Giysilere, özellikle
kirli olanlarına beslenme amaçlı zarar
verdikleri bilinmektedir. Deve çekirgeleri iç
alanlarda genellikle kiler, bodrum gibi yerlerde
yaşarlar. Çekirgeler Daha cok Ekili arazilerde
yiyecek |
|
|
|
bulmak amacı ile bulunurlar. Koliniler
halinde uçarak dolaşırlar.Çekirgelerin doğal
yaşam alanları çayır ve agaçlık alanlardır. Bina
yakınlarında, uzun otlar ve sarmaşık türü yoğun
bitkilerin arasında, kereste yığınları, taş ve
döküntülerin altlarında yaşarlar.
Çekirgelerle mücadelenin en iyi yolu bina
çevresindeki yaşam alanlarının yok edilmesi ve
ampullerin dış alan aydınlatmasında mümkün
olduğunca kullanılmamasıdır. |
|
|
|
 |
AKREPLER
Akrepler Böceklerle beslenirler. Genelde taş
duvar kovuklarında, toprak deliklerde, bodrum,
çatı, ahşap bina, depo, moloz yığını gibi
yerlerde yuvalanırlar.Ev içine girince yatakta,
ayakkabı içi gibi her yerde rastlamak mümkündür.
Geceleri aktiftirler. Gündüzleri karanlık ve
serin yerlerde, yuvalarında geçirirler. Akrepler
Bahar ve sonbahar yağmurlarıyla aşağıdaki
yuvalarını su basınca bina içerisine girişleri
sıklaşır. "çok |
|
|
|
zehirlidirler. Koruma içgüdüsüyle temas edince
sokarlar. İnsanlarda hayatı tehdit
oluştururlar."
Akrepler Yiyecek bulma ve korunma amacıyla açık
noktalardan bina içlerine girerler. İç alana
girdiklerinde elbise, ayakkabı, yatak gibi risk
yaratan noktalarda dolaşırlar.Sokma vakalarında
doktora gidilmesi gerekir.
Bir konutun çevresindeki akrep sayısını azaltmak
için, mümkün olduğunca yerdeki yığın, döküntü ve
bitkilerden kurtulmak gerekir. Ultraviyole ışık
altında tüm akrepler yeşil renkte parlarlar,
dolayısıyla akreplerin bulunduğu yerlerde gece
yürürken, taşınabilir bu tür bir lamba faydalı
olacaktır. Akrep İstilası durumunda profesyonel
hizmet alınması kalıcı çözüm üretmek açısından
daha doğrudur. |
|
|
|
 |
ÇIYANLAR
Çiyanlar Rutubetli alanlarda yaşayan yırtıcı
haşerelerdir. Böcek ve örümcekleri avlayarak
beslenirler. Kırkayakların her vücut segmentinde
iki çift ayakları olmasına karşılık, çiyanların
bir çift ayakları olması bu iki türün ayırt
edilmesini sağlar. Nadiren iç mekanlarda
görünürler.Dış alanlarda, |
|
|
|
toprakla teması olan
rutubetli ve korumalı yerlerde yaşarlar. İç
alanlarda, süpürgeliklerde, kapı ve pencere
aralarında, bodrum ve garaj gibi mekanlarda da
duvarlarda yürürken görülürler.
Çiyanlar Üredikleri kulübe ve evler boşaltılır
içerisi ve dışarısı ile üreme yerleri kalıcı
ilaçlarla ilaçlanir. özümilaçlama gibi
profesyonel firmaya müracaat etmek hem zaman
kaybını hemde daha ekonomik olarak sorundan
kurtulmanızı sağlar.ciyan ısırmalarında ısırılan
yer hızla emilir gerekirse ısırık yeri biraz
kanatılır. Yaraya amonyak sürülür ve doktora
getirilir.İç alanlara girişlerini önlemek için,
binaların dış cephelerindeki çatlak ve
deliklerin kapatılmasi, sarmaşık gibi yoğun
bitkilerin binadan uzak tutulması gereklidir.Çiyanlarla
İç mekanlarda çiyanlara karsi verilecek
mücadelede Çözüm ilaçlama, gibi profesyonel bir
firmadan hizmet alınmasi daha doğrudur. |
|
|
|
 |
YABAN ARISI
Yabanarılarının binlercesi tek koloni halinde
yaşarlar. İlkbaharın başında tek bir kraliçeden
başlayan koloni ilk birkaç ay çok küçüktür. Yaz
aylarına gelindiğinde, problem yaratacak nüfusa
gelirler. Yuvaları bozulduğunda çok saldırgan
olurlar. Bir kez soktuğunda ölen balarılarından |
|
|
|
farklı olarak, yabanarıları
birçok kez sokabilirler. Evlere yakın veya ev
içlerinde bulunan koloniler, oraya yaşayanlar
için tehdit oluştururlar. Böyle bir durum fark
edildiğinde, koloniler muhakkak elimine
edilmelidir. Bu arılarlar mücadelenin tehlikeli
olması nedeniyle Çözüm ilaçlama gibi profesyonel
bir firmadan hizmet alınması doğrudur. |
|
|
|
 |
BAL ARILARI
Tüm arı kolonilerinde ilkbaharda kraliçe ve
erkek arılar oluşur. Bu üretken arılar birlikte
yaşarlar Yeni bir yuva kurmadan önce dinlenen
arılar, küme halinde bir agaç dalına, çit
tellerine, bina duvarlarına asılı
görülebilirler. Yüzlerce arı bir arada
bulunduğundan, çoğu kişi toplu bir saldırıya
maruz kalmaktan çekinir. Oysa bu arılar |
|
|
|
uysal olup, ciddi şekilde rahatsiz edilmedikçe
saldırmazlar. Doğal ortamda agaç kovukları,
mağaralar, kayalıklardaki yarıklarda yuva
yaparlar. Balarıları on yılı aşkın süre yaşayan
koloniler kuran sosyal bir arı türüdür. Bu
arılar çiçekli bitkilerden polen ve nektar alıp,
bunları kullanarak kış boyunca kolonilerini
besleyecek balı üretirler. Arıları binalardan
uzaklaştırmayı zorlaştıran etken, peteklerinin
bulundukları oyuklukların doldurmasıdır. |
|
|
|
 |
Ağaçkurdu
Agaç kurdu eski tahta eşyada, pencere, kapı,
parke ve mobilyanın ağaç aksamlarında yerleşir
ve dehlizler açarak ilerler. Bu arada
kemirdikleri ağacın tozları dışarı dökülür.
Bazen geceleri sessizlikte, delik açarken sesi
duyulabilir. Özellikle mobilyaların kumaş ve
içindeki dolgu maddeleri (kamış, saman, ot vs.)
arasında yuvalanırlar. Kumaşı deler, yıpratır,
ölenleri mobilyanın altına dökülür. Ağaç kurdu
Mobilya ve tahta içine nüfuz edecek şekilde özel
|
|
|
|
formülasyonlarla ilaçlamakla kontrol altına
alınabilirler. Çoğu kez ilaçlamayı ikinci defa
yapmak gereklidir. |
|
|
 |
LAĞIM FARESİ
Lağım Faresi Küt burunlu, küçük kulak ve
gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi
siyah karin bölgesi gri beyaz arası bir
renktedir.Lağım fareleri daha çok
kanalizasyon sistemi, binaların bodrum
ve alt katları ile depolarda, bina
dışında ise nehir kenarlarında, yol
boyunca toprak altında, çöp yığınları ve
beton altında yuvalarını kurarlar.
Erginlerin dışkıları iki ucu |
|
|
|
küt kapsül
biçimindedir. 2-5 ayda ergin hale gelir,
bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3 hafta
sürer.Lağım Faresi Bir keresinde 7-8
yavru doğurur ve yılda 3-6 döl
verebilirler. Kemirmeyi severler ve en
çok elektrik kablolarını kemirdiği için
de sık sık yangınlara sebep olurlar.
Güçlü koku ve işitme duyularına
sahiptirler. 12 mm den büyük aralıktan
kolayca geçebilir, 15 metre yükseklikten
atlayabilirler. |
|
|
|
|
 |
ÇATI FARESİ
Çatı Faresi Sivri burunu, iri kulak ve gözleri
olup, kahverengi veya siyah tüylere sahiptir,
çok iyi tırmanıcıdırlar. Bina içleri ve altında,
çatısında, çöp ve odun yığınları içinde
yaşarlar. Erginlerin dışkıları lağım faresinin
dışkısı gibi fakat sivri uçludur. 12 mm den
büyük aralıktan kolayca geçebilirler. Çatı
fareleri 4 ayda ergin hale gelir ve 12 ay
yaşarlar. Bir keresinde 4-8 yavru doğurur ve
yılda 6 döl verebilirler. |
|
|
|
 |
EV FARESİ
Ev Faresi Fındık faresi olarak ta anılırlar ve
çok küçük 3 cm civarındadırlar ve renkleri
genelde gridir, büyük kulakları, küçük gözleri
ve burunları vardır. Pislikleri siyah pirinç
büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini her yere
saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın yerlerde
yaparlar, ev ve iş yerlerine yerleşir, çok iyi
tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar. Ev fareleri çok
çabuk |
|
|
|
ürerler, gebelikleri 18-21
gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru
doğururlar. Yılda 5-10 döl verir. Çok güçlü koku
duyuları vardır. Ev ve işyerlerini istila eder,
eşyaya zarar verir, kemirirler, yiyeceklere
zarar verir, tüketir ambalajlarını
bozarlar.Gıdaları ve gezdikleri çevreyi
kirleterek resimleri ile beraber bulaşıcı
hastalıkların insanlara yayılmasına neden
olurlar. (veba,tifüs,parazitler hastalıklar,
kuduz salmonella bakterileri, weil, sodoko,
hummalar ve barsak enfeksiyonları gibi bir çok
hastalık). |
|
|
|
 |
YILANLAR
Yılanlar çok hızlı hareket edebilirler ve
ağaçlara da tırmanabilirler. Gündüzleri aktiflik
gösterirler. Genel olarak fare gibi
kemiricilerle, küçük sürüngenlerle,
kertenkelelerle ve böceklerle
beslenirler. Kemiricilerle beslendikleri için
yararlıdırlar. Ekim'le Nisan ayı arasında kış
uykusuna yatarlar. Haziran ve Temmuz |
|
|
|
aylarında yumurtlamaya
başlayan bu hayvanların dişileri, bir defada 10
kadar yumurta bırakabilirler. Yılanlar çalılık
ve taşlık alanlarda, kuru yerlerde, yaşarlar. Bahçelerde, tarlalarda, ve ev
yakınlarında görülürler. Bitki örtüsünün seyrek
olduğu, kurak yerlerdeki taşlık ve çalılık
yerlerde, evlerin etrafında, tavan aralarında
yaşarlar. Toprak evlerin çatılarında da
görülürler. Rahatsız edildiklerinde yada
kendilerini korumak için saldırabilirler. |
|
|
|
 |
TESPİH BÖCEĞİ
Tespih Böceği Gri renkte ve çok kısa ayakları
vardır. Dokunulduğunda kıvrılarak top şeklini
aldığı için halk arasında tespih böceği olarak
adlandırılır. Rutubetli ve sebze artığı olan her
türlü yerde yaşar, mahzen ve bodrum gibi yerleri
severler. Saksı bitkilerine zarar verirler. |
|
|
|
 |
KARASİNEKLER
Karasinek çöp ve gübre yerlere 100-150 tanesi
yığın halinde yumurtalarını bırakır. Çıkan
larvalar organik maddelerle beslenir ve sıcak
havada ortalama 7-8 günde sinek olarak uçar. çok
çabuk ürerler. Her türlü gıda ve çöp
artıklarıyla beslenirler ve ortalama 3 km uçarak
çevrede insanların yaşadığı her yeri istila
ederler ve vücutlarında çok çeşitli hastalık
mikropları taşıdığı için her dolaştığı |
|
|
|
şeye mikrobu bulaştırırlar. Zira her 5 dakikada
bir gezdiği yerlere dışkı bırakırlar. Kolera, Diare,
Dizanteri, Hepatit, Çocuk Felci, Gıda
zehirlenmeleri, Selmonellosis, Verem gibi
hastalıkları bulaştırır."
Çöp ve gübreleri muntazam
kaldırmak ve bunların üzerine üremeyi önlemek
için larvasit atmak.Uçan haşerelerin eve
girmesini önleyici pasif tedbirler almak (tel
sineklik, cizz türü sinek yakalayan
cihaz,yapışkan bantlar,feromen salgılayan
ilaçlar ve yapışkan levhalar vs. gibi)
Genelde Kent Belediye hizmetleri vasıtasıyla
sürekli mücadele yapılmalıdır.Profesyonel sevise
başvurup üreme yerleri ve uçkun mücadelesi için
yardım almak gerekir. Ayrıca sineğin çok girdiği
kapalı alana kalıcı etkili uygulama yapılarak
25-30 gün süreyle gelen sineklerin devamlı
ölerek yoğunluğunu çok düşürmek de mümkündür. |
|
|
|
 |
SALYANGOZLAR
Salyangozlar Sularda ve nemli çayırlarda
yaşayan, değişik ebat ve şekillerde çok değişik
türleri vardır. Kabuklu bir türdür. Gezdikleri
yerlere sıvılarını bulaştırır. Bitkileri yiyerek
yaşamları sürdürürler. Küçük türleri çoğu kez
bahçelerde süs bitkilerini sararak kurumasına
sebebiyet verirler. Salyangozlar "İnsan bağırsaklarında
yaşayan ve halk arasında barsak kurtları adı |
|
|
|
verilen ve çok çeşidi olan bu
canlıların bazılarına ara konakçılık yaparak
insanlara yayılmasında rol oynarlar." |
|
|
|
 |
AKARLAR VE MİTE
Mite ve Akarlar İnsan hayvan ve bitki gibi
canlıların yaşadığı ortamda canlı artık ve
döküntüleriyle beslenen, gözle görülemeyen başı,
gövdesi, bacakları ve de birçok türü olan
canlılardır. Özellikle tozlu bakımsız evlerde
tavuk, güvercin ve farelerde, bazen suda ve
otluk alanlarda çok yaşarlar. |
|
|
|
|
|
|
|