Ev faresi ilaçlama. İstanbul'un tüm semtlerinde garantili ve ekonomik fare ilaçlama servislerimiz vardır.

 
New Page 1
 
 

EV FARESİ

Ev Faresi Fındık faresi olarak ta anılırlar ve çok küçük 3 cm civarındadırlar ve renkleri genelde gridir, büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları vardır. Pislikleri siyah pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini her yere saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın

 
 

yerlerde yaparlar, ev ve iş yerlerine yerleşir, çok iyi tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar. Ev fareleri çok çabuk ürerler, gebelikleri 18-21 gün sürer ve her seferinde 5-8 arası yavru doğururlar. Yılda 5-10 döl verir. Çok güçlü koku duyuları vardır. Ev ve işyerlerini istila eder, eşyaya zarar verir, kemirirler, yiyeceklere zarar verir, tüketir ambalajlarını bozarlar. Gıdaları ve gezdikleri çevreyi kirleterek resimleri ile beraber bulaşıcı hastalıkların insanlara yayılmasına neden olurlar. (veba, tifüs, parazitler hastalıklar, kuduz salmonella bakterileri, weil, sodoko, hummalar ve barsak enfeksiyonları gibi bir çok hastalık).

 
New Page 3
 
Böcek İlaçlama Servisi
 
 
 

ÇATI FARESİ İLAÇLAMA - ÇATI FARELERİ

 
Çatı Fareleri, kentlerde ve kırsal alanlarda yaygın olarak görülürler. Kalın olmayan vücutlarında uzun kuyruk uzantısı, iri gözleri ve kulakları vardır. Renkleri gri, kahverengi veya siyahtır. Boyları 15 ile 30 cm arasında değişmektedir. Ağırlıkları 80 ile 300 gram arasındadır. Çatı Fareleri çok iyi tırmanırlar. Binaların içerisinde, çatılarında, çöplerin arasında yaşarlar.

Çatı Çatı Faresi, tek seferde 4 ile 8 arasında yavru doğurabilir. Genellikle yılda 6 defa doğum gerçekleştirebilirler.
 
 

LAĞIM FARESİ İLAÇLAMA - LAĞIM FARELERİ

Lağım Faresi Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karin bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuvalarını kurarlar. Erginlerin dışkıları iki ucu küt kapsül biçimindedir. 2-5 ayda ergin hale gelir, bir yıl yaşarlar. Gebelikleri 3 hafta sürer. Lağım Faresi Bir keresinde 7-8 yavru doğurur ve yılda 3-6 döl verebilirler. Kemirmeyi severler ve en çok elektrik kablolarını kemirdiği için de sık sık yangınlara sebep olurlar. Güçlü koku ve işitme duyularına sahiptirler. 12 mm den büyük aralıktan kolayca geçebilir, 15 metre yükseklikten atlayabilirler.

 

FARE HABER - FARE HABERLERİ - FARE SALGINI

  Bulaşıcı veya salgın sarılık

Bulaşıcı sarılık, bulaşıcı kara sarılık (hepatitis) hastalığı ile aynı mıdır?

Hayır. Bu hastalık bir spirokerle geçmektedir ve taşıyıcıları farelerdir. Hastalık fare ısırmasıyla ve fare pisliği veya idrarı ile bulaşmış olan su ve yiyeceklerden de gelebilmektedir.

Bulaşıcı sarılık genellikle nerelerde bulunur ve bu hastalığa yakalanması muhtemel kişiler hangileridir?
Bu hastalığa genellikle liman işletmelerinde, yük iskelelerinde, lağımlar ve kanalizasyonlar ile farelerin en çok bulunduğu yerlerde rastlanmaktadır. Liman işçileri, kanalizasyon işçileri ve maden işçileri bu hastalığa yakalanma ihtimalleri çok olan kişilerdir.

 
İrlandalı tarihçiden salgın haritası

Antalya'da geçmişte meydana gelen salgın hastalıklar ve depremlerle ilgili bir araştırma yapan İrlandalı Sanat Tarihçi Michael Duggan, kuş gribi gibi problemlerin turizme büyük zarar verebileceğini açıkladı. Salgın hastalıkların ticaret ve turizmden kaynaklanan insan sirkülasyonunun fazla olduğu yerlerde daha fazla görüldüğünü söyleyen Duggan, Antalya'nın geçmişte salgın hastalıklardan da çok çektiğini açıkladı. Antalya'nın tarihte üç büyük veba salgınına maruz kaldığını bildiren Duggan, "Birincisi Milattan Sonra 542 yılında Bizans döneminde yaşandı. İkincisi 1347'de oldu. Üçüncü salgın ise 1835 yılında gerçekleşti. 1835'teki bu salgında nüfusun yüzde 40'ı öldü. 542'de ki ilk salgında ise, dağlarda yaşayan insanlar bile kırıldı. Örneğin Beydağlarında bu veba salgınından sonra insan varlığı da kayboldu" dedi.

Veba salgınına fare ve pirelerden geçen mikrobun yol açtığını bildiren Duggan, "542 yılındaki salgın, Mısır'dan ithal edilen buğdaylardan geçti. Mısırdan İstanbul'a götürülen buğdaylarla birlikte vebalı fareler de geldi. Bu fareler İstanbul'a ulaştı. Bir bölümü de Mısırdan Suriye üzerinden Anadolu topraklarına girdi. 1347'deki veba salgını ise İpek yolu ile doğudan yapılan ticaret sayesinde geldi. Doğuda vebaya yakalanan tüccarlar, batıda bu hastalığı diğerlerine bulaştırdı. Avrupa ülkelerini de kırıp geçiren bu veba salgınına küreselleşme yol açmıştı. Şimdi de insanlar kuş gribinden endişe ediyor" diye konuştu.

ANTALYA RİSKE AÇIK

Günümüzde ulaşımın engel tanımadığını bildiren Duggan, "Dünya artık çok küçüldü. Her yıl milyonlarca insan, hareket ediyor. Bu nedenle, salgın hastalıkların yayılma riski geçmişe oranla çok daha fazla" diye konuştu. Dünyada salgınların kaçınılmaz olduğunu bildiren Duggan, " Antalya bir turizm kenti. dünyanın her yerinden buraya tatile geliyorlar. Gelenler bir mikrop getirebileceği gibi buradan da bir salgın götürebilir. Antalya'da geçmişte sıtma hastalığı da vardı. Bu hastalığın rezervi de halen devam ediyor" dedi.

 
New Page 1