|
çiçekleri tozlaştıran böceklerdir. İncir
arıcığı olmasa incir yiyemeyiz. Yabancı otların aşırı
derecede çoğalmasını önleyen böceklerdir. Cila maddesi
gomalakını böceklere borçluyuz. Artık maddeleri yiyerek,
çevreyi sessizce temizleyen yine böceklerdir. Ayrıca zararlı
böcekleri yiyerek veya parazitleyerek aşırı derecede
çoğalmasını önleyen yine böceklerdir. İlgi çekici
hareketleri ile bizleri adeta büyüleyen böcekleri sevmemiz
için bu kadarını bilmek kafidir.
Böceklerin vücut yapısı
Baş (caput), göğüs (thorax) ve karın (abdomen) olmak üzere
üç bölümden meydana gelmiştir. Başta anten, ağız parçaları
ve gözler bulunur. Göğüste üç çift bacak ile genellikle iki
çift kanat vardır. Karın kısmında ise cinsiyet organları yer
almıştır.
Böceklerin boyları bir milimetrenin onda birinden 30
santimetreye kadar değişir.
Böcek vücudunun dış tarafı kitinsel levhacıklar ve bunlar
arasında bulunan deri tarafından kaplanmıştır. Bu dış
iskelet böcek vücudunu dışardan gelecek zararlı etkilerden
korur ve vücuttan su kaybını önler.
Baş (Caput)
Böceklerde baş büyüklük ve şekil olarak
çok değişiklik gösterir. Bazı türlerde baş ekseni vücut
eksenine dik, bazı türlerde de baş ekseni vücut ekseninde
aynı doğrultudadır. Yine bazı türlerde ise böceğin başı
ileriye doğru hortum şeklinde uzamıştır.
Antenler genel olarak gözler arasından çıkar. Böceğin
dokunma ve koku alma görevlerini yaparlar. Böcek türlerine
göre çeşitli anten tipleri vardır.
Böceklerde ağız, besinin sıvı, katı veya hayvansal ve
bitkisel doku içinde bulunması sebebiyle çeşitli tiplerde
olmaktadır. Çiğneyici, emici, yalayıcı-emici, sokucu-emici
gibi çeşitli ağız tipleri mevcuttur.
Böceklerde nokta ve bileşik ( petek) gözler vardır. Bunun
yanında ışığa duyarlı deri ışık alıcıları da bulunabilir.
Nokta gözler başın tepe kısmında bulunacağı gibi, yanlarda
da bulunur. Sayıları değişiktir. Nokta gözler, osel veya
sade göz olarak da bilinirler. Nokta gözlerde birer faset
bulunur. Böcek gözünün saydam kat bölgesine faset denir.
Bileşik gözler bir çift olup, başın yanlarında bulunur.
Sayıları türlere göre değişik olan fasetlerden meydana
gelmiştir. İşçi karıncalarda her petek gözde 100-600,
Lepidopteralarda 12.000-17.000 faset mevcuttur.
Göğüs (Thorax)
Böceklerin baştan sonra ikinci bölümünü
meydana getiren göğüs, üç halkadan meydana gelmiştir. Bazı
türlerde çok bariz olarak belirli olan göğüs kısmı, bazı
türlerde başla birleşerek belirsiz bir hal almıştır. Göğüs
üzerinde bacak ve kanatlar bulunmaktadır.
Böceklerde üç çift bacak bulunur. Göğsün üç halkasının her
birinden birer çift çıkar. Bir bacak 5 bölümden meydana
gelmiştir. Bunlar Coxa, Trochanter, Femur, Tibia ve
Tarsus'tur.
Bacaklar gördükleri vazifelere göre değişik şekiller arz
ederler. Birinci çift bacaklar; kazıcı, yakalayıcı,
çengelli, temizleyici, sıçrayıcı ve yüzücü bacak gibi
çeşitli tiplerde olabilirler.
Kanatlar böceklerde genellikle iki çifttir. Bazı türlerde
ise bir çift olarak görülür. Kanatlar göğsün ikinci ve
üçüncü halkalarından çıkar. Kanatlar üzerinde damarlar
uzanmıştır. Damarlar içerisinde solunum borucukları (trake)
boşluğu, vücut sıvısı ve sinir kolları bulunur. Kanatların
gerginliğini de bu damarlar sağlarlar.
Kanatlar üzerinde bulunan damarlar enine ve boyuna olmak
üzere iki kısımdır. Bunların sayısı ve durumları böcek
gruplarına göre değişmektedir. Kanatların yapısı böcek
takımlarının adlandırılmasında çok önemlidir.
Böcek, kanatlarının iki çiftini birden hareket ettirir.
Kanatlar, göğüs halkalarında bulunan dikine ve boyuna
kasların kasılma ve uzamaları sonucu aşağı yukarı hareket
eder, uçuş sırasında kanatlar havada bir sekiz (8) şekli
çizer. Böceğin uçuş kuvveti ve hızı, kanatların büyüklüğüne
ve kanat hareketinin sür'atine bağlıdır.
Karın (Abdomen)
Böceklerin üçüncü bölümünü meydana getiren abdomen
genellikle 10 halkadan meydana gelmiştir. Böceğin en büyük
kısmını teşkil eder. Yanlarında solunum gözenekleri (stigma),
üzerinde ise böceğin cinsel organları ve çeşitli uzantılar
bulunur. Bu uzantılar antene benzediği gibi bazen kıskaç
şeklinde de olabilir. Böceklerde Anatomi ve Fizyoloji Böcek
kasları genel olarak enine çizgilidir. Sayıları yüzlerceden
birkaç bine kadar değişir. Dış iskelete içten yapışmış
durumdadır ve gayet kuvvetlidir, birçok böcek kendi
ağırlığının 20 misli bir yükü kaldırabilir.
Kaslar aynı zamanda vücut halkalarının birbirine
bağlanmasını sağlar. Her halkadaki kaslar o halkada bulunan
ayrı parçaların ve bacak gibi organların hareketini sağlar.
Ayrıca iç organların hareketini sağlayan özel kaslar da
bulunmaktadır.
Böceklerde sindirim sistemi; ön, orta ve art barsak olmak
üzere üç bölümden meydana gelmiştir. Barsak kanalının boyu,
böceğin besin durumuna göre kısa veya uzun olabilir. Ön
barsak, yutak (pharynx), yemek borusu (oesophagus), kursak (crop)
ve ön veya çiğneyici mide (proventriculus)den ibarettir.
Böceklerde boşaltım, orta barsak ile art barsak arasında
bulunan malpighi borucukları vasıtasıyla olur.
Dolaşım sistemi, böceğin sırt tarafına yerleşmiş arka kısmı
kapalı bir damardan ibarettir. Kalp adını alır ve 8-11 kadar
bölmelerden meydana gelmiştir. Bu bölmelerin yanlarında
bulunan kapakçıklı yarıklardan kan içeri girer. Kalp gibi
çalışan bu damarın kasılmasıyla kan, arkadan öne doğru
bölmeden bölmeye geçer. Önde bulunan kısım ise uzun bir boru
olup, aort adını alır. Uç tarafı açıktır. Arkadan gelen kan,
bu açıklıktan vücut boşluğuna dökülür. Vücut organları
arasında dolaşan kan tekrar yarıklardan (ostia) içeri girer.
Böceklerin kanı soluk kirli-sarı veya yeşilimsidir. Oksijen
ve karbondioksit taşıma görevi yoktur.
Böceklerde solunum, trake (tracheae) sistemi ile
yapılmaktadır. Bu sistem vücut içine yayılmış ince
borucuklardan meydana gelmiştir. Bu borular stigma denilen
deliklerle dışarı açılır.Stigmalardan içeri giren hava veya
oksijen, solunum borusu (tracheae) ile bunların uçlarında
bulunan daha cüce borucuklara (tracheole) gelir.Meydana
gelen karbondioksidin de dışarı atılması bunun tam tersidir.
Böceklerde sinir sistemi, beyin (cerebrum), suboesophagal
ganglion ve sinir kordonundan meydana gelmiştir. Beyin üç
gangliondan yapılmıştır. Sinir kordonu ise, genel olarak her
vücut halkasında bir çift olmak üzere ganglionlardan meydana
gelmiştir. Beyinden çıkan sinirler göz, anten ve üst dudağa;
suboesophagol ganliondan çıkan sinirler, ağız parçalarına;
göğüsten çıkan sinirler, bacak ve kanatlara; abdomen (karın)
halkalarından çıkan sinirler ise, muhtelif organlara gider.
Duyu OrganlarıBöcekler çeşitli etkileri alan ve bu etkilere
tepkiler meydana getiren bir takım duygu organlarına
sahiptir.
Mekaniksel duyu organları
Alıcının herhangi bir kısmında şekille
ilgili olan uyarmaları alır. Mesela bir kısmın bir cisme
dokunması veya hava akımının buraya gelmesi gibi.
İşitme duyu organları
Bunlar işitme kılları, Johnston organı ve
Timpanal organdır. Bazı böcekler, saniyede 90.000 titreşime
kadar olan seslere duyarlıdırlar.
Kimyasal duyu organları
Bunlar tat ve koku organlarıdır. Genel
olarak tat alma organları ağız parçalarında, koku alma
organları ise antenlerde bulunmaktadır.
Nem ve sıcaklık duyu organları
Böceklerin nem ve sıcaklık gibi iki çevre
etkenine duyarlı olan organlarıdır. Böcekler genel olarak
26°C'de optimal gelişme gösterirler. 46°C'de ölürler ve -42°C'de
sürekli uyuşuk kalırlar, sonunda ölürler.
Ses çıkarma organları
Böceklerde bir takım ses çıkartma
organları vardır.Ses çıkartılmasının gayesi cinsel çağrı,
korunma ve birbirlerini tanımadır. Vücudun bir kısmını bazı
cisimlere vurarak, vücudun bir parçasını diğer birine
sürterek, kanatları titreterek ve diğer titreşimler ile ses
çıkarırlar.
Işık organları
Bazı böcekler, özel ışık çıkarma
organlarına sahiptir. Bazıları da ışık meydana getiren
bakterilerle veya ışık yayıcı besinlerle ışık çıkarırlar.
Salgı organları: Böcekler vücut içinde kullanılan
veya dışarı akıtılan maddeleri meydana getiren iç ve dış
salgı bezlerine sahiptir. Mesela ipek böceğinde ipek maddesi
bu bezler tarafından salgılanır.Böceklerde Üreme böcekler
yumurta ile ürerler. Bu durum da iki ayrı şekilde olur.
Birincisi döllenmiş yumurtayla b (Amphygonie), diğeri de
döllenmemiş yumurtayla üreme (Parthenogenetik)dir. Döllenmiş
yumurta veya cinsel üremede çiftleşme olayı meydana gelir.
Böceklerde üreme genellikle bu şekilde olmaktadır.
Döllenmemiş yumurta ile üreme de bir kısım böceklerde
görülür. Bu durumda döllenmemiş yumurtadan ya sadece
erkekler veya sadece dişiler veyahut hem erkek hem de dişi
yavrular meydana gelir.
Bunların dışında diğer bazı üreme şekilleri de vardır.Mesela
yaprak bitlerinde olduğu gibi dişi böcek yumurta yerine
doğrudan doğruya yavru meydana getirir (Viviparite).
Böceklerde başkalaşım böceklerin ergin olmak için
geçirdikleri değişikliğe başkalaşım (metamarphosis) denir.
Böcekler yumurta döneminden sonra larva dönemine geçer.
Gelişmesini tamamlayan larva, iç organların kaynaşarak
ergine has şekillerini aldıkları pupa dönemine girer. Bu
dönemden sonra böcek ergin hale gelir.Böceklerin Ömrü ergin
hale gelen böceğin yaşama süresi o böceğin ömrünü verir. Bu
süre muhtelif böceklerde değişik olur. Bazılarında bir gün,
bazılarında bir mevsim olmasına rağmen, mesela bal arısı
kraliçesi 5, karınca kraliçesi 12 ve termit kraliçeleri 15
yıl yaşar.
Böcekler sınıfını ilmi olarak incelemek için takım ve
familyalara ayırmışlardır. Böceklerde sınıflandırma
yapılırken kanat yapıları dikkate alınmaktadır. Kanat
durumlarına göre iki alt sınıfta toplanırlar:
I- Kanatsız böcekler (Apterigota): Kanatları
bulunmaz. Başkalaşım yok gibidir. Yani yavru ergine benzer.
Kanatsız böceklerin yeryüzünde 2500 türü bilinmektedir. Ağız
parçaları ısırıcı çiğneyicidir. Bu böcekler iki takımda
toplanır:
1.Kuyrukla sıçrayanlar takımı (Collembola): Karnın
sonunda bulunan ve sıçrama görevini yapan furcula denilen
bir organın bulunması sebebiyle bu isim verilmiştir. Boyları
1-2 mm kadar olan bu böcekler, nemli yerlerde yaşarlar.
Çürüyen bitkisel otlar altında bolca bulunurlar. Bitkilerin
epidermis tabakalarını kemirerek zararlı olurlar.
2.Kıl kuyruklular takımı (Thysonura): Yassı vücutlu
üzeri grimsi renkte pullarla kaplı böceklerdir. Uzun
antenleriyle karnın ucundan çıkan 2-3 adet kıl şeklindeki
uzantılar dikkati çeker. Genellikle hızlı kaçmaları ve
vücutlarının kaygan olması sebebiyle gümüşbalıkçıkları
ismini alırlar. Çürüyen bitkisel maddelerle beslenirler.
Bazan da unlu ve nişastalı maddeleri yediklerinden, evlerde
kitap ve kolalı dantellerde zararlı olurlar. Gündüz
saklanarak geceleri faaliyet gösterirler.
II- Kanatlı böcekler (Pterigota): Kanatlara sahip
böceklerdir. Bunlar, yarı ve tam başkalaşım gösterenler
olarak iki gruba ayrılırlar:
A) Yarı başkalaşım gösterenler: Bunlarda yumurtadan ergine
benzeyen nimfler çıkar.
1. Su perileri takımı (Odonata): Su kenarlarında
zarif uçuşları ile dikkati çeken güzel renkli böceklerdir.
Vücut ince ve uzundur. Şeffaf damarlı kanatları büyüktür.
Gözleri iyi gelişmiştir. Bu böcekler iyi avcıdırlar.
2. Kulağa kaçanlar takımı (Dermaptera): Ön kanatları
deri gibi olup çok kısadır. Arka kanatları şeffaf olup uçuşa
geçmedikleri zaman, yelpaze şeklinde kıvrılmış olarak
bulunur. Karın ucunda bulunan iri bir kıskaç dikkati çeker.
Geceleri faaliyet gösterirler. Daha ziyade kurumuş ve
çürümekte olan bitkisel otlarla beslenirler.
3. Beyaz karıncalar takımı (Isoptera): Cemiyet
halinde yaşayan böceklerdir. Cemiyet; kraliçe, kral, işçi ve
askerlerden teşekkül eder. Daha ziyade tropik bölgelerde
yaşarlar. Büyük toprak yığınları yaparak koloni teşkil
ederler. Kurumuş ağaç ve odunları içten kemirerek zararlı
olurlar.
4. Düz kanatlılar takımı (Orthoptera): 30.000'den
fazla türü bulunan bu takım, ziraate zararlı olmaları
bakımından önemlidir. Deri şeklindeki ön kanatların altında
zar şeklindeki arka kanatlar yelpaze şeklinde kıvrılmış
olarak bulunur. Ancak uçacağı zaman açılırlar. Karın ucunda
yumurta koyma boruları (ovipozitör) bulunur.Hamamböceği,
çekirgeler ve danaburnu bu takıma bağlıdır.
5. Kirpik kanatlılar takımı (Thysanoptera): Kirpik
şeklinde kıllarla örtülü kanatlara sahip böceklerdir.
Uzunlukları 0,5-5 mm arasında değişir. Bitkilerin genellikle
çiçeklerini ve yapraklarını delerek özsularını içerler.
6. Yarım kanatlılar takımı (Hemiptera): Ön
kanatlarının yarısı başka, diğer yarısı başka
yapıdadır.Kaideye yakın kısmı kitini, diğer kısmı zar
şeklindedir. Alt kanatlar ise tamamen zar şeklindedir.
Ziraate zararlı pekçok türü mevcuttur.
Memleketimizde,hububat tarlalarında önemli zarar yapan süne,
bu takıma aittir.
7. Homojen kanatlılar (Homoptera): Ön ve arka
kanatlar şeffaf ve yeknesaktır. Dinlenme esnasında çatı
şeklini alır. Bitkilerin özsularını içerek zarar yaparlar.
Ağustosböcekleri, yaprak böcekleri ve kabuklu bitler bu
takımdan olup, ziraate önemli zararlar yaparlar.
B) Tam başkalaşım gösterenler: Bunlarda larva, ergine
hiç benzemez. Larva, pupa olarak yeni bir kalıba girerek
ergin hale geçer.
1. Sinir kanatlılar (Neuroptera): Bunlarda da
kanatlar vücudu çatı gibi örter. Fakat kanat damarları sinir
şeklindedir. Bunlar genellikle küçük böcekleri yediklerinden
faydalıdırlar.
2. Kın kanatlılar (Coleoptera): Böcek takımları
içinde tür bakımından en zenginidirler. Üst kanatlar sert
kitini yapıda olur. Alt kanatlar, zar şeklinde olup,
dinlenme halinde diğerlerinin altında katlı olarak
bulunurlar. Önemli zararlar yapan türleri varsa da bazı
türleri faydalıdır.
3. Pul kanatlılar (Lepidoptera): Kanatlar ve vücudu,
kiremit şeklinde renkli pullarla kaplanmıştır. Bu takım
bütün kelebekleri ihtiva eder. Kın kanatlılardan sonra en
zengin takımdır. Erginin ağız parçaları hortum şeklindedir.
Larvalarına tırtıl adı verilir. Tırtıl, pupa olduktan sonra
ergin hale gelir. Erginler balözü ile beslendiklerinden
zararsızdırlar. Fakat larvalar bitkilerde önemli zararlar
yaparlar.
4. İki kanatlılar (Diptera): Diğer böcek
takımlarından iki kanatlı olmaları ile ayrılırlar. Ancak
ikinci çift kanatlar halter şeklini almıştır. Halterler
böceğin uçuş esnasında yön değiştirmesini sağlar. Karasinek
bu takımdandır.
5. Zar kanatlılar (Hymenoptera): Arıların dahil
olduğu, bütün kanatları zar şeklinde olan böceklerdir. Bazı
türlerin dişilerinde yumurta koyma borusu testere
şeklindedir. Bazı türleri ziraate zararlı ise de bal arısı
en faydalı böcektir. |